1984 ve 1985’teki İstanbul Film Günleri: İstanbul Film Festivali’nin 80’leri

Artun Bötke

Artun Bötke Hakkında

2008 yılında İTÜ Makina Mühendisliği'nden mezun olup mesleğini bu alanda hâlen sürdürmektedir. Fil'm Hafızası, Sinema Terspektif gibi internet sitesi ve dergi mecralarında sinema üzerine çok sayıda düşünsel, eleştirel yazıları ve denemeleri yayınlanmıştır. Bir karalama defteri olarak gördüğü artunbotke.com isimli blog çalışmasında ise farklı konularda yazılarını paylaşmaya devam etmektedir.

Bu yıl 37.’si düzenlenecek olan İstanbul Film Festivali, 1982 yılında İstanbul Festivali içinde gösterilen altı filmlik bir seçkiyle başlamıştı. Filmseverlerin ilgisi nedeniyle 1984’te Uluslararası İstanbul Film Günleri adıyla ayrı bir etkinliğe dönüştü. 1989’da ise FIAPF (Uluslararası Film Yapımcıları Dernekleri Federasyonu) tarafından tanınınca bildiğimiz adı olan İstanbul Film Festivali’ne evrildi.

Geçen yıl kayınvalidem Bedriye Kotiloğlu, kütüphanesini karıştırırken o ilk yıllara dair iki katalog bulmuş. Bu tarz şeyleri biriktirmeyi sevdiğimi bildiğinden bana verdi. 1984 ve 1985 yıllarına ait bu iki festival kataloğu, ülkemizin en mühim film festivalinin emekleme dönemlerini ve o yılların sinema kültürünü göstermesi açısından oldukça önemli. Kataloglarda 80’ ihtilali ile kapatılan Sinematek’in kurucusu, 93’te bir bombalı saldırıda yitirdiğimiz Onat Kutlar gibi önemli yazarların imzası var. Ayrıca 80’lerin başlarındaki yabancı ve yerli, önemli filmleri de böylelikle hatırlamış oluyoruz.

23 Nisan – 6 Mayıs 1984 tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Günleri ’84 etkinliği, 17 ülkeden 45 filmi ağırlamış. Festivalde dört usta isim için özel yer ayrılmış: Ünlü İspanyol yönetmen Carlos Saura Elisa, Vida Mía (1977), Carmen (1983) ve Bodas de Sangre (1981) ile; İtalya Sineması’nın kayda değer simalarından Franceso Rosi de Lucky Luciano (1973), Cristo si é Fermato a Eboli (1979) ve Tre Fratelli (1981) yapıtlarıyla etkinlikte yer bulmuşlar. Ayrıca Rosi’nin adı geçen ilk iki filmi ile La Morte de Marco Ricci’nin (1983) başrolünü oynayan Gian Maria Volonte de etkinlikte öne çıkarılmış. Katalogta Volonte, kendi imzası olan bir yazıyla da onore edilmiş. Son olarak ünlü Hollandalı belgesel yönetmeni Joris Ivens ise ilk dönem eserlerinden Regen (1929), en ünlü yapıtlarından La Seine a Rencontré Paris (1957) ile Taviani Kardeşlerle işbirliğinden doğan L’Italia non è un Paese Povero (1960) ile anılmış.

Programda ayrıca şu önemli filmler göz kamaştırıyor:

  • Wim Wenders’in binbir zorlukla ve Coppola’nın finansmanıyla tamamladığı Hammett (1980-2)
  • Godard’ın Isabelle Huppert ve Hanna Schygulla’lı Passion (1982)
  • Antonioni’nin nispeten az bilinen eserlerinden Identificazione di’Una Donna (1982)
  • Sonradan Il Postino’yu (1994) çeken Michael Radford’un ilk filmi Another Time, Another Place (1983)
  • The Go-Between (1971) ile bilenen Joseph Losey’in La Truite’si (1982)
  • Fassbinder’in Bolweiser’ı (1976)
  • Otto Preminger’in tamamen siyahi oyuncularla çektiği Carmen uyarlaması Carmen Jones (1955)
  • Milos Forman’ın sevilen yapıtlarından Ragtime (1981)
  • Tarkovski’nin Nostalghia’sı (1983)
  • Fellini’nin tarihi draması E la Nave va (1983)

Etkinliğin Türk Sineması bölümü de Zeki Ökten’in ülkemizin banker krizini kara mizahla anlattığı Faize Hücum (1983); Şerif Gören’in Tarık Akan’ı başrole taşıdığı, müzikleri Yeni Türkü imzalı Derman (1983); Süha Arın’ın Manisa’nın Kula ilçesindeki bir düğünü tüm aşamalarıyla peliküle aktardığı Kula’da Üç Gün (1983) belgeseli ve ünlü akademisyen Sami Şekeroğlu’nun ressam Neşet Günal’ın eserlerinin içine yorum katmadan giriş denemesi olan deneysel belgeseli Toprak Adamları (1983) ile dopdolu.

84’ yılının etkinlik kataloğunun Atilla Dorsay, Onat Kutlar, Vecdi Sayar, Görgün Taner ve Hülya Uçansu tarafından hazırlandığını da not düşelim.

İlk Defa Altın Lale Veriliyor

Bir yıl sonra, etkinliğin tamamen nisana kaydığını görüyoruz. 15 – 28 Nisan 1985 tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası İstanbul Sinema Günleri ’85 dahilinde 6 özel bölümde 70 film gösterilmiş. 85 yılının en önemli özelliği ise ilk defa Altın Lale ödülünün verilmesi ve böylece festivalin kanıksanmış kimi bölümlerinin ilk defa ortaya çıkması.

Yarışma bölümünde, Die Blechtrommel (1979) ile üne kavuşan Alman yönetmen Volker Schlöndorff’un Jeremy Irons’lı filmi Un Amour de Swann (1982), Jürgen Haase’nin Kapadokya’da bir çocuk ile çok sevdiği horozunun hikâyesini anlattığı Gülibik (1983-4), Konchalovsky’nin Hollywood döneminden Maria’s Lovers (1983), Michael Radford’un tam zamanında Orwell distopyasından uyarladığı 1984 (1984), Erden Kıral’ın Gümüş Ayı kazanan Hakkari’de Bir Mevsim’i (1983) takip eden Ayna’sı (1984), günümüzün melodram üstatlarından Bille August’un ilk döneminden Zappa (1983) ve Uygur Özerk Bölgesi’nden gelen Artist Olmak İsteyen Kız (1983) göze çarpan yapımlardan. Ödülün 1984’e gittiğini hemen not düşelim.

Saygı kuşağında benim favori yönetmenlerimden olan, Hollywood’un modern film dilinin kurucularından Robert Altman; Belçikalı üstat Andre Delvaux; şu sıralar Putin’in arkadaşı ve Rusya Kültür Bakanı olarak ünlenen, lakin 90’larda Utomlennye Solntsem (Burnt by the Sun – 1994) gibi filmlerle popülerleşen Nikita Mikhalkov; Polonya’nın dünya sinemasına hediye ettiği dahilerden Andrzej Wajda yer alıyor. Fakat bu ustalar başyapıtlarından ziyade, vasat filmleriyle programda yer almışlar.

Müzik ve Sinema bölümünde ise gerçek başyapıtlar var. Benim en sevdiğim filmlerden, tarihin en iyi iki müzikali olan West Side Story (1961) ile All That Jazz (1979) programın baştaçları. Ayrıca seçkide Narcissus (1983), Sweet Charity (1969), A Star is Born’un (1954) George Cukor imzalı uyarlaması ve Francesco Rosi’nin Carmen (1983) yorumu var.

Dünya Sinemasına Bir Bakış bölümü de başyapıtlar barındırıyor. Benim yıllar sonra yine festivalde izlediğim ve bayıldığım iki önemli şaheserin, Bergman’ın veda eseri Fanny och Alexandre (1982) ve Wim Wenders’in en önemli eseri Paris, Texas’ın (1984) ülkemizdeki galaları sanırım burada yapılmış. Seçkide ayrıca Peter Greenaway’e ait Draughtsman’s Contract (1982), Coppola’nın vasat eserlerinden One From the Heart (1981), Herzog’un ekolojist eserlerinden Wo die Grünen Ameisen Träumen (1984), Idi i Smotri (1985) ile başyapıtını veren Elem Klimov’un ölen eşini anlattığı kısa belgeseli Larissa (1980) yer almış.

Türk Sineması bölümü bu yıl bariz şekilde daha kapsamlı düzenlenmiş. Ağız sulandıran seçki şunları içeriyor (atlanmayacak kadar önemliler bence):

  • Atıf Yılmaz’ın iki ünlü edebiyatçımız Latife Tekin ile Murathan Mungan’la işbirliklerinden doğan Bir Yudum Sevgi (1984) ve Dağınık Yatak (1985)
  • Tunç Okan’ın başyapıtı Otobüs’ten (1976) sonraki filmi .. Cumartesi… (1984)
  • Macit Koper’in senaryosundan Erdoğan Tokatlı’nın çektiği Fidan (1984)
  • Şerif Gören’in arka arka çektiği Firar (1984) ve Gizli Duygular (1985)
  • O yıl içinde Züğürt Ağa’yı (1985) çekecek Nesli Çölgeçen’in ilk uzun metrajı Kardeşim Benim (1983)
  • Ömer Kavur ustanın Körebe’si (1985)
  • Sinemamızın az sayıdaki kadın yönetmenlerinden Bilge Olgaç’ın 9 yıllık aradan sonra çektiği Kaşık Düşmanı (1984)
  • Artık klasik görülen Ertem Eğilmez imzalı Namuslu (1984)
  • Zeki Ökten’in en önemli eserlerinden Pehlivan (1984)
  • Feyzi Tuna’nın Necati Cumalı’dan uyarladığı Tutku (1984)
  • Yusuf Kurçenli’nin Ayşe Şasa imzalı senaryodan çektiği ilk uzun metrajı …ve Recep ve Zehra ve Ayşe… (1983)
  • Süha Arın’ın Kariye Müzesi’ndeki eserleri anlattığı Kariye (1984) belgeseli
  • Neşet Kırcalıoğlu’nun bir arkeoloğun geçmişle bugünün benzerliklerine kafa yorduğu niş belgeseli Usluköy Masalı (1984)

Son olarak 85’ yılının detaylı ve doyurucu kataloğunun Barika Göncü, Onat Kutlar ve Vecdi Sayar imzalı olduğunu belirtelim.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.