Chernobyl (2019) Dizisinin Düşündürdükleri

Üniversitede aldığım “Araçlarda Alternatif Yakıtlar”ın bir dersinde hocamız “Sizce en temiz ve güvenilir yakıt hangisidir ve neden?” diye sormuştu. Herkes aklına ilk geleni söylemiş, hocanın cevabı ise şu olmuştu: Nükleer enerji. Çok sinirlendiğimi hatırlıyorum. Yıl 2007, hatırlamasak da, olayın nedenini bilmesek de Çernobil’den ötürü nükleer enerjiye güvenmiyorduk. Hocamız, Prof. Dr. Doğan Güneş, gayet başarılı şekilde […]

dip not* Cahit Zarifoğlu

“yaşamayı anlatı konusu yapamayız, yaşamaktan söz edemeyiz, onu ancak bünyemizde duyabiliriz.” İsmet Özel/Waldo Sen Neden Burada Değilsin küçük harflerle başlarız sonda söyleyeceğimi en başta söylemeyeyim zira bu bilmediğim kelimeleri kullanmak kadar fiyakalı değil, süslü değil, olduğundan fazlası değil, gösterişli değil, kalabalık değil, ne hareketli ne durgun saatlerin alışkın ve sürdürülebilir tadında çevrilen mecburiyeti. bir insan var. […]

366. Günü Arayan Sagopa Kajmer

Yanlı taraflarımızın hırsa bürünmüş çekingenliğinde keşfettim Sagopa Kajmer’i. Sayfaları karalarken sorulduk satırlara. Kalemin erişemediği yerleri eştik belki. Adına ne denirdi bu arayışın, müzikle neyin dermanı serildi ki yola. Bilemedik. Müdavim olmanın sürprizini ilk kez Sagopa’yla çektik içimize. Ve olanlar şaşırtmamaya başladı. Bu dinginlikteki her sözün bir köşede karşılığı vardı. Bir müziğe ne kadar anlam yüklenebilirse […]

Yürüyün, İster Dağların Üstünde İster Ormanın İçinde: Yürümenin Felsefesi

Tüm duyularımızın bir bütün olarak aynı anda çalıştığı tek eylemdir belki de yürümek. Yürürken istemsizce düşünür, duyar, görür, hisseder, koklar ve tadarız. Kışın bir tohum olarak hayallerimize ektiğimiz mutluluğu yürürken baharın güneşinde hisseder, içimize çektiğimiz havanın tadını bile farklı algılarız. Bu yüzden “yürümek spor değildir” diye başlar Frederic Gros, Yürümenin Felsefesi kitabına. Nihayetinde “Spor teknik, […]

Zaman San’atı ve Saatçi Eflâkî Dede

“Parmağıyla döndürür saati Eflâkî Dede Döndürür hem yandırır mîkâtı Eflâkî Dede” Keçecizâde Fuad Paşa [1] Eski ve inatçı saatlerin tamircisi olarak Ege yöresinde nam salmış dedem Saatçi Latif’in gölgesinde büyüdüğüm dönemlerde, zamanın izafiliğine ilk kez tanık olmuştum. Tüm saat tıkırtılarının arasında akreple yelkovanın bu kadar içli dışlı olduğu bir ortamın aksine sükût mekânın başmisafiri olurdu. […]

Zamanın Felsefesi Üzerine: Zaman Yolcusu Kalmasın!

Kimilerine göre bir yanılsamanın kimilerine göreyse bir gerçekliğin ifadesi olan “yaşam” yani bilinçli bir canlılık hâli içerisinde bulunma durumu, genelde “zaman” denilen bir ifadeyle sınırlandırılır. Bunun aksine tecrübelerimizin gölgesinde zamanın akışından oldukça emin bir hayat süreriz. Ancak iş onu tanımlamaya, yani söze dökmeye gelince uygun kelimelerin bulunamayışından mıdır yoksa zamanın doğasında yatan belirsizlikten midir bilinmez, […]