Tarantino’dan “Sanat Filmi”: Once Upon a Time… in Hollywood (2019)

Charles Manson adlı hippi tarikat liderine biat etmiş bir çete, 1969’da dünyayı şok edecek bir katliam gerçekleştirdi. Roman Polanski’nin karısı olan oyuncu Sharon Tate ile dört arkadaşı öldürüldü. Üstelik Tate sekiz buçuk aylık hamileydi. Bebeği karnından çıkarıldı. Yaşanan katliamın kapısına, kanıyla “domuz” yazıldı. İşte bu olay filmimizin hem hikâyesi hem de değil. Açıkçası gerçek isimler […]

Fosse/Verdon (2019): Bob Fosse ve Gwen Verdon Üzerine

Bob Fosse’yi tanımam üniversite yıllarına rastlar. Önce 70’lerin ünlü müzikallerinden Cabaret‘i (1972) izledim. Ardından televizyonda şans eseri Lenny‘ye (1975) denk gelmiştim, yönetmeninin Fosse olduğunu görünce şaşırdığımı hatırlıyorum. Birkaç yıl sonra All That Jazz‘ı (1978) izleyince nutkum tutuşmuştu ki hâlâ favori filmlerimden biridir. Fosse’yi gündemime tekrar aldıran, pek gürültü koparmasa da benim mest olarak seyrettiğim Fosse/Verdon […]

Kader Postası’nın (2019) Yönetmenleri ile Söyleşi: “Siz İyi Asiste Edersiniz, Erkek Asistanlar Yönetmen Doğarlar”

Elif Akarsu Polat ve Çiğdem Bozali’nin ilk uzun metrajlı filmleri Kader Postası (2019), 38. İstanbul Film Festivali’nde Seyfi Teoman İlk Film Ödülü adayıydı. Film, küçük bir kasabada yaşayan Zeynep’in büyüme hikâyesine ve kadın olma mücadelesine odaklanıyor. Filmin, on beş yıldır dizi, reklam, film sektörünün içinde olan yönetmenleri ile sette kadın olmaya, kamera arkası çalışma alanında […]

Vice (2018): Dick Cheney Hakkında Olmayan Dick Cheney Biyografisi

Netflix’in “yılın filmi” olarak tasarladığı Vice (2018), 2000’li yılların önemli politik figürü Dick Cheney’in biyografisini aktarıyor. Aslında film Amerika’nın yakın tarihi, Cheney ise bir figür olarak orada duruyor. Filmi diğer biyografi filmlerinden ayıran, anlatı yapısını farklı şekilde inşa etmesi olmuş. 70’lerde Cheney’in gençliği ve yükselişi ile 2000’lerdeki yaşlılığı ve zirveye varışı olmak üzere ikiye ayrılan […]

Beş Maddede Korku Krallığı Metropolis (1927)

Aydınlıkla Karanlık Arasında Sömürünün, makineleşmenin, sınıflar arasındaki çelişkinin vurgulandığı Metropolis (1927), döneminin en büyük bütçeli Alman filmi olmanın yanı sıra, Fritz Lang’ın dışavurumcu anlayışını mimari yapılar ve ışık kullanımıyla aktardığı ustalık eseridir. Aydınlıkla karanlık, ezenle ezilen, iyilikle kötülük arasında süren çatışmaların vurgulandığı filmde Lang, modern, küreselleşmenin aldatmacasını yıllar öncesinden gören bir korku krallığı yaratır. İnsanları […]