René Girard’ın Arzu Üçgeni ve Taklitçi Arzu

“… Amadis yürekli ve sevdalı şövalyelerin kuzey yıldızı, güneşi olmuştur; dolayısıyla sevdanın ve şövalyeliğin bayrağı altında savaşan bizler onu taklit etmeliyiz. Bu yüzden Sanço, dostum, öyle sanıyorum ki onu en iyi taklit eden gezgin şövalye, mükemmel şövalyeliğe en çok yaklaşan olacaktır.” Don Kişot, Cervantes René Girard, Romantik Yalan ve Romansal Hakikat adlı kitabında üçgen arzu […]

Parçalanma: Afrikalı Klanın “Beyaz Adam”la İmtihanı

Uzun süredir İthaki Yayınları Modern serisinden muhteşem güzellikte kitaplar yayımlanmakta; Chinua Achebe’nin Parçalanma kitabı da bunlardan biri. Parçalanma, ilk Hristiyan kolonicilerinin ortaya çıktığı dönemin biraz öncesini konu ediniyor. Başkarakterimiz Okonkwo, köyün en yiğit, mert ve güçlü adamı. Köyünde tanınan ve sevilen biri. Öfkeli ve fevri; eşlerine karşıysa bir o kadar aşağılayıcı. Geleneklerine son derece bağlı […]

Tiyatronun Kalıplarına Sığmayan Bir Performans: Fısıltı ve Önemli Bir Gün

Bir süredir yazarlığın sakin, derin sularında gezinen Burcu Seçmeer, pandemi öncesinde sahnelere geri dönmüştü. Nisan 2020’de İstanbul Cep Sahne’de sergilediği öykü performansı Fısıltı ve Önemli Bir Gün yılın en özel oyunlarından birisi. Bilkent Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi aldıktan sonra Los Angeles’ta oyunculuk eğitimini ve çalışmalarını sürdüren Burcu Seçmeer, Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki yüksek lisansı esnasında Mehmet Ergen’le tanışır […]

Camera Obscura’dan Skopofiliye Dikizleme Kültürü

Haber bültenlerinden, yorumlardan, sahte ölüm ilanlarından soyutlanmaya çalışırken ve hazır ölümü görüp evde kalmaya razı olmuşken dikizleme kültürü üzerine yüzeyden derine doğru bir yolculuğa çıkmayı öneriyorum. “(…)Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görendir.” Sıkılıp umut ederek, arada bir ateşimizi yoklayıp öksürmemeyi umarak ve artık umut etmekten de sıkılarak geçirdiğimiz günlerde, ekran başında gördüğümüz sayıların değişmesi dışında değişen pek […]

Ikea Yol Ver: Dünya bir Mağaza Değildir

Son zamanlarda üzerine bastığım her adımın altından tarihsel sürecin kalıntıları fırlıyor. Normal mi? Sinema, makale, reklâmlar, şarkılar, teknoloji marketin kaçırılmaması gereken fırsatlar dünyası ve son yaptığım başarısız iş görüşmesi de dahil. Üzerine düşünmeye çalıştığım ve düşünemediğim ne varsa aynı taşa çarpıyorum. İşin kötüsü bir yerim kanamıyor ve acı dahi hissetmiyorum.