Camera Obscura’dan Skopofiliye Dikizleme Kültürü

“(…)Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görendir.” Sıkılıp umut ederek, arada bir ateşimizi yoklayıp öksürmemeyi umarak ve artık umut etmekten de sıkılarak geçirdiğimiz günlerde, ekran başında gördüğümüz sayıların değişmesi dışında değişen pek de bir şey olmuyor desem, sanırım abartmış olmam. Abartmamış olma temennimi yineleyerek kadrajımı Arkadaş Z’nin Günler Perişan dizelerine çevirince gözlerim ve peşi sıra aklım şu satırlara […]

Ikea Yol Ver: Dünya bir Mağaza Değildir

Son zamanlarda üzerine bastığım her adımın altından tarihsel sürecin kalıntıları fırlıyor. Normal mi? Sinema, makale, reklâmlar, şarkılar, teknoloji marketin kaçırılmaması gereken fırsatlar dünyası ve son yaptığım başarısız iş görüşmesi de dahil. Üzerine düşünmeye çalıştığım ve düşünemediğim ne varsa aynı taşa çarpıyorum. İşin kötüsü bir yerim kanamıyor ve acı dahi hissetmiyorum.

Ayn Rand ve Bencilliğin Erdemi: Neden Bencil Olmalıyız?

Asıl adı Alissa Zinovievna Rosenbaum olan Ayn Rand, 1905’te St. Petersburg’da doğan, eserlerini kendi oluşturduğu “Objektivizm” felsefesine tâbi yazan bireyci bir filozoftur. Çocukluğundan beri yazmaya meraklı olan Rand, yirmi bir yaşına geldiğinde Amerika’ya gider, eserlerinde sıkça atıfta bulunduğu Kolektivizmin bir örneğini teşkil eden, tüm “ben”lerin tek bir “biz” içerisinde eritildiğini düşündüğü Rusya’ya bir daha dönmez. […]

dip not* Cahit Zarifoğlu

“yaşamayı anlatı konusu yapamayız, yaşamaktan söz edemeyiz, onu ancak bünyemizde duyabiliriz.” İsmet Özel/Waldo Sen Neden Burada Değilsin küçük harflerle başlarız sonda söyleyeceğimi en başta söylemeyeyim zira bu bilmediğim kelimeleri kullanmak kadar fiyakalı değil, süslü değil, olduğundan fazlası değil, gösterişli değil, kalabalık değil, ne hareketli ne durgun saatlerin alışkın ve sürdürülebilir tadında çevrilen mecburiyeti. bir insan var. […]

Yürüyün, İster Dağların Üstünde İster Ormanın İçinde: Yürümenin Felsefesi

Tüm duyularımızın bir bütün olarak aynı anda çalıştığı tek eylemdir belki de yürümek. Yürürken istemsizce düşünür, duyar, görür, hisseder, koklar ve tadarız. Kışın bir tohum olarak hayallerimize ektiğimiz mutluluğu yürürken baharın güneşinde hisseder, içimize çektiğimiz havanın tadını bile farklı algılarız. Bu yüzden “yürümek spor değildir” diye başlar Frederic Gros, Yürümenin Felsefesi kitabına. Nihayetinde “Spor teknik, […]