Chernobyl (2019) Dizisinin Düşündürdükleri

Üniversitede aldığım “Araçlarda Alternatif Yakıtlar”ın bir dersinde hocamız “Sizce en temiz ve güvenilir yakıt hangisidir ve neden?” diye sormuştu. Herkes aklına ilk geleni söylemiş, hocanın cevabı ise şu olmuştu: Nükleer enerji. Çok sinirlendiğimi hatırlıyorum. Yıl 2007, hatırlamasak da, olayın nedenini bilmesek de Çernobil’den ötürü nükleer enerjiye güvenmiyorduk. Hocamız, Prof. Dr. Doğan Güneş, gayet başarılı şekilde […]

Aile Olmak Ya Da Olmamak: Üç Ülke, Üç Kültür, Üç Popüler Komedi

Aile, tarih boyunca tüm kültürlerde, diyarlarda, inançlarda ve topluluklarda kutsal sayılmıştır. En küçük sosyolojik topluluk, sosyoloji bilimi ailenin bilindik tanımını yapmadan asırlar önce de maddi ve manevi anlamda tüm toplulukların çekirdeği sayılıyordu. Mesela Bizans ve Anadolu Selçuklularından miras alınan Osmanlı vergilendirme sistemi, günümüzdeki gibi birey üzerine değil, aile (hâne) üzerine kurulmuştu. Günümüzde –bilhassa Anadolu’da- hâlâ […]

Kimlik Arayışı ve Ait Olmak: 37. İstanbul Film Festivali (Bölüm 2)

Geçtiğimiz Nisan ayında düzenlenen 37. İstanbul Film Festivali’nde izlediğim, karakterleri kimlik arayışı, ait olmak ve kök salmak temalarıyla şekillenen filmleri listelemeye devam ediyorum. Disobedience (yön: Sebastián Lelio, 2017) Bir önceki filmi Una Major Fantástica (2017) ile Oscar da alan Sebastián Lelio’nun ilk İngilizce çalışması olan Disobedience, yaşadığı aşırı muhafazakâr Yahudi cemaatinde sıkışıp kalmış iki kadının […]

Kimlik Arayışı ve Ait Olmak: 37. İstanbul Film Festivali (Bölüm 1)

Kimlik arayışı, bireyin ilk bilinçlenmesinden ölümüne kadar devam eden bir süreçtir. İnsan kendisini, çevresini ve hayatını sorgulayarak yaşamak, yaşamaya devam etmek için bir neden bulmaya çalışır. Ya da en azından bilinçli bir birey, kişisel gelişimi için kendisini ve çevresini irdeleyerek daha iyiyi, daha doğrusunu arar. Bu arayışın öncelikle kendisinden geçtiğini bilerek fiziki ve ruhsal açıdan […]

Sinemanın Unutulmaz Dans Sahneleri: Neşe, Keder, Çokça Müzik!

“Oy­sa uykuyu severim ben, gerçekten severim çünkü uyu­duğum zaman rüya görürüm. Rüyamda sevdalanır, geçici bir aşkın bir anlık alevinde tutuşurum; gezgin bir oyun­cu olurum o zaman, derin sularda avlanan bir balıkçı, bir Çingene falcı; yasak ağacın yapraklarını bile yalayıp yu­tar, yıkılana kadar içip dans ederim.” Eduardo Galeano, Kucaklaşmanın Kitabı Sinema tarihinde müzikal dendi mi Singin’ in the […]

1984 ve 1985’teki İstanbul Film Günleri: İstanbul Film Festivali’nin 80’leri

Bu yıl 37.’si düzenlenecek olan İstanbul Film Festivali, 1982 yılında İstanbul Festivali içinde gösterilen altı filmlik bir seçkiyle başlamıştı. Filmseverlerin ilgisi nedeniyle 1984’te Uluslararası İstanbul Film Günleri adıyla ayrı bir etkinliğe dönüştü. 1989’da ise FIAPF (Uluslararası Film Yapımcıları Dernekleri Federasyonu) tarafından tanınınca bildiğimiz adı olan İstanbul Film Festivali’ne evrildi. Geçen yıl kayınvalidem Bedriye Kotiloğlu, kütüphanesini […]