Sorry We Missed You (2019): Seni Özlemiştik Ken Loach!

Sorry We Missed You (2019) ile İngiliz sinemasındaki ustalığını bir kez daha konuşturan Ken Loach, Altın Palmiye kazandığı I, Daniel Blake’ten (2016) sonra müthiş bir filmle yeniden karşımızda. Bizi 2008’deki büyük kriz sonrası evini kaybetmiş bir aileye götürüyor.

Ken Loach başarılı modern işçi sınıfı filmleriyle tanınan bir yönetmen. Bu sefer hizmet sektörüyle kendi nam ve hesabına çalışma (self-employee) alanına eleştirel bir bakış getiriyor. Tabii filmin küçük bir sekansında maden işçi grevinde bulunmuş yaşlı kadınla eskilere bir selam göndermeyi de ihmal etmiyor.

Karakterlerimizden Ricky büyük kargo şirketine taşeronluk yapar. Tek işi minivanına paketleri alıp belirlenen sürede, belirlenen adreslere götürmektir. İlk bakışta kendi kendinin patronu olduğu bir çalışma şekli içinde görünse de işler öyle yürümez. Müdürü ona “mucize” diye tabir ettiği, bir nevi dijital kamçı işlevi gören bir alet verir; böylece aletle adım adım Ricky’i takip eder, performansını ölçer. Bu çalışma sisteminde kargo şirketiyle olan anlaşma ise çok ağırdır. En ufak aksaklık kendisine ceza olarak döner. Ricky artık bırakın yemek yemeyi tuvaletini bile minivanında yapar hâle gelir.

Bir başka deyişle kapitalizm daha fazla özgürlük vaadiyle daha fazla kölelik satın almıştır. Belki okuyucular hatırlar; Amazon’un en hızlı teslimat yapma politikasının Amazon çalışanları üzerinde insani olmayan bir baskı oluşturduğu konusu Amerika’da gündem olmuştu.

Anne karakterimiz Abbie ise bir hasta bakıcı. Belirli müşterileri ziyaret eder ki bu müşterilerin hepsi aileleri tarafından reddedilmiş, bakıcılarının merhametine bırakılmış insanlardır. Abbie her gün dağılmış ailelere gider ancak öte yandan kendi aile bağlarının da çatırdadığını görür. Ajansı ise daha fazla hasta üstlenmesi için Abbie’ye baskı yapar.

Ergen karakterimiz Seb grafiti sanatçısı olma yolunda hem polisle hem okulla karşı karşıya gelir, bu da aile içinde büyük bir krize neden olur. Filmi taşıyan da aslında bu krizdir. Seyirci olarak ailenin fasit daireden nasıl kurtulacağını değil çocukla olan sorunu nasıl çözeceklerini izleriz. Krizi tırmandıran Seb’in hikâyesi odak noktayı biraz dağıtsa da filmin çatısı bozulmaz.

Özetle Sorry We Missed You tüm bu fırtınaların arasında bir arada kalmaya çalışan bir aileyi duygusal bir tonla karşımıza çıkarıyor, aynı zamanda orta sınıfın gerçekçiliği ile ilerleyerek hizmet sektörüne, kapitalizm-özgürlük vaadi-kölelik üçgenine dair başarılı bir söylem üretiyor.

 

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.