Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu: “Büyük” Ülkeler, “Küçük” İnsanlar

Salihcan Sezer

Salihcan Sezer Hakkında

İstanbul’da doğdu ve yaşıyor. İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni bitirdi. Deneme, öykü ve oyunlar yazıyor; hâlen Balat Monologlar Müzesi’nde bir kısa oyunu sahneleniyor. Ben, Cuma isimli oyunu NoAct Sahne iş birliğiyle oynanmaya devam ediyor.

Bir adet çivili Ikea yatağı almak üzere Hindistan’dan Fransa’ya yola çıkan bir Hint Fakiri’nin planı yatağı alıp ertesi gün ülkesine geri dönmek. Paris’te başlayan aksilikler silsilesiyle Avrupa ülkelerine ve Kuzey Afrika’ya zorunlu seyahatler ediyor, sonra da…

Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu kitabının yazarı bir Fransız, Romain Puértolas. Ne kadar içeriden, derin yazdığı, karakterleri özünde ne boyutta tanıdığı sorgulanabilir. Detaylara hâkimiyetiyle ilgili eleştirilecek noktalar bulunabilir, oryantalist ve popülist bakış açılarında hafifliğin varlığı da iddia edilebilir. Bunlar kitabın değerine dair tartışmaya açık öğelerden sadece bir kısım. Bununla birlikte bu öğelerin, yazarın kitabıyla ilgili yaptığı tasarım ve okurken verdiği vaatler çerçevesinde değerlendirilmesi uygun olacaktır. Mizahlı bir kurgu ve kolay okunur bir yapıya sahip kitap, meselelerini yumuşak ve sıcak geçişlerle aktarmayı tercih ediyor.

Fakir’in yolculuk esnasında karşılaştığı Wiraj başta olmak üzere Afrika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Ada’ya, İngiltere’ye göçmek isteyen karakterlere dair hissettirdiklerine ve “mülteci” meselesi hakkında yazdıklarına odaklanmakta yarar var.

“… karşısındakilerin 21. yüzyılın gerçek maceracıları olduğunu anlamıştı. Yüz bin euroluk teknelerinin yelkenlerini şişirerek reklam sponsorlarından başka kimsenin sallamadığı tek kişilik dünya turlarına çıkan beyaz gezginler değildi o maceracılar. Onların keşfedeceği bir şey kalmamıştı.”

“O günden beri Jules Verne’in en büyük romanlarına taş çıkartacak bir seyahati sürdürmekteydiler.”

Romanın bu iki alıntı ve daha nicesi üzerinden Afrikalı göçmenlerle kurduğu bağ, görünürde kitabın yan hikâyesi olmasına rağmen en etkileyici ve anlamlı bölümler oluveriyor. Bir yerlerde kamyon kasasında yolculuk eden, “büyük ülkeler”den reddedilip sürülen, botla Avrupa’ya ulaşmak isteyen insanların tüm acıları ve trajedileriyle birlikte yaşayan umutları okuyanda izler bırakacak denli güçlü. Ayrıca “büyük ülkelerin” kendilerine katılmak isteyen insanlara karşı aşağılayıcı tavırlarına dair örnek ifşalar ve bunun üzerinden getirilen eleştiriler de yazarın diğerkâmlığını göstererek kitaba yönelik sempati oluşturuyor.

Romantik komedisindeki basitlik, taksicinin intikamcı tavrının sürekliliğindeki gereksizlik, başlarda Fransa’dan yayılan Oulipo akımını (Queneau’yu, Perec’i vd.) hatırlatan söz oyunlarındaki “olmasa daha iyi olur”luk ve benzeri öğeler haricinde kitabın çok keyifli, yer yer sarsıcı bir akışı var. Fakir’in madrabazlık numaraları ve kimliğine ilişkin ayrıntılar son derece eğlenceli, onun “iyi bir insan” olmaya dair dönüşümünü takip etmek de aynı oranda zevkli.

Fakir: Bir Hint Fakirinin Olağanüstü Yolculuğu (yön: Ken Scott, 2018)

Bir solukta okunabilecek, hemen herkese tavsiye edilebilecek anlaşılırlığa, derli topluluğa, özgün kurguya sahip bir roman Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu. Ebru Erbaş çevirisiyle Can Yayınları tarafından basıldı. Fransa-Belçika-Hindistan yapımı olarak da 2018 yılında Ken Scott yönetmenliğinde sinemaya uyarlandı.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.