Hep Aynı Yaşta Kalacağımız Filmler [Liste]

Farklı yıllarda doğan, sinemayı seven ve sinema üzerine düşünen yazarlar olarak hep aynı yaşta kalacağımız filmleri listeledik. Konuk yazarların da katılımıyla genişleyen liste, 80’ler ve 90’lardan bugüne, bizimle birlikte yaş almaya devam eden filmlerden oluşuyor. Keyifli okumalar dileriz. Artun Bötke – 1984 Ghostbusters (Yön: Ivan Reitman, 1984) Çocukluğumda Ghostbusters tam bir fenomendi. Sinemaya aklımın yeni […]

Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu: “Büyük” Ülkeler, “Küçük” İnsanlar

Bir adet çivili Ikea yatağı almak üzere Hindistan’dan Fransa’ya yola çıkan bir Hint Fakiri’nin planı yatağı alıp ertesi gün ülkesine geri dönmek. Paris’te başlayan aksilikler silsilesiyle Avrupa ülkelerine ve Kuzey Afrika’ya zorunlu seyahatler ediyor, sonra da… Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu kitabının yazarı bir Fransız, Romain Puértolas. Ne kadar içeriden, derin […]

Bir At Bara Girmiş: Temel İsrail’de

Anlatmak istediğimiz “asıl konu”ya girmek isteyip giremeyişlerimiz, uygun ortamı bulamadığımıza inanıp ertelemelerimiz veya cesaret edemeyişlerimiz, hep arkada bekleyen “asıl konu”ya rağmen başka şeyler anlatışımız, lafı dolandırmalarımız nasıl sonuçlanıyor? Ya “boşver, kalsın” deyip geçiştiriveriyoruz ya da kendimizle yüzleşiyor, kaygımızın veya korkumuzun üstüne gidip anlatıyoruz. Hele kaybedecek bir şeyimiz yoksa anlatması, özel bir şey bile olsa çok […]

Sinemanın Unutulmaz Dans Sahneleri: Neşe, Keder, Çokça Müzik!

“Oy­sa uykuyu severim ben, gerçekten severim çünkü uyu­duğum zaman rüya görürüm. Rüyamda sevdalanır, geçici bir aşkın bir anlık alevinde tutuşurum; gezgin bir oyun­cu olurum o zaman, derin sularda avlanan bir balıkçı, bir Çingene falcı; yasak ağacın yapraklarını bile yalayıp yu­tar, yıkılana kadar içip dans ederim.” Eduardo Galeano, Kucaklaşmanın Kitabı Sinema tarihinde müzikal dendi mi Singin’ in the […]

Tek Dert Bu Olsun Serisi: Az Görülen Sinema Duyarları

“İyi adam” kötü adamın yaptığı yanlışa bozulur, onun evine gider (haneye tecavüz), ona ulaşmak ve haddini bildirmek için onlarca korumayı öldürür (olaylardan haberi olup olmadığı belirsiz masumların ölümü), en iyi ihtimalle onları yaralar. “Yaralanmak korumaların fıtratında vardır” diye düşünülür, peki öldürülmek neden? Koruma, patronunun birtakım kirli işler çevirdiğini duyabilir ama “iyi adama” yaptığı yanlışın ne […]