Yürüyün, İster Dağların Üstünde İster Ormanın İçinde: Yürümenin Felsefesi

Tüm duyularımızın bir bütün olarak aynı anda çalıştığı tek eylemdir belki de yürümek. Yürürken istemsizce düşünür, duyar, görür, hisseder, koklar ve tadarız. Kışın bir tohum olarak hayallerimize ektiğimiz mutluluğu yürürken baharın güneşinde hisseder, içimize çektiğimiz havanın tadını bile farklı algılarız. Bu yüzden “yürümek spor değildir” diye başlar Frederic Gros, Yürümenin Felsefesi kitabına. Nihayetinde “Spor teknik, […]

Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu: “Büyük” Ülkeler, “Küçük” İnsanlar

Bir adet çivili Ikea yatağı almak üzere Hindistan’dan Fransa’ya yola çıkan bir Hint Fakiri’nin planı yatağı alıp ertesi gün ülkesine geri dönmek. Paris’te başlayan aksilikler silsilesiyle Avrupa ülkelerine ve Kuzey Afrika’ya zorunlu seyahatler ediyor, sonra da… Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu kitabının yazarı bir Fransız, Romain Puértolas. Ne kadar içeriden, derin […]

Aydın Boysan: Ölümsüz Bir Çınar

“Mizah bir silahtır. Öldürmez ama aydınlatır. Aydınlanan o sahnede her zaman gözükmeyen öyle garip hayaller oluşur ki, aklı olan insan, yaşama ferahlığına kavuşur.” Aydın Boysan, Aynalar. Liseye yeni başladığım yıllar. Okul ile antrenman arasında gidip geliyor, arta kalan vakitlerde de sadece film izliyorum. Çünkü basketbol ve sinemanın benim için kâfi olduğuna öylesine eminim ki. Tabii, […]

Karanlığın Ortasındaki Kadın: Mata Hari ve Casus

Mutlak adalet hiçbir dönem var olmadı. Olmayacak da. Bugünkü hukuk kuralları ise içinde pek çok hebaları biriktirerek var oldu. Rosenbergler, Dreyfus, Mata Hari ve daha niceleri yanlış bilgiler, yanlış insanlar ve onların egoları, makamları sebebi ile suçlandı. Aslında edebiyat dediğimiz olgu da yaşanan bu gerçekliklerin hep bir yansıması oldu. Paul Coelho’nun Casus kitabı gibi. Mata […]

Bu Bizim Ekmek, Kalınca Bir Yufkadır: Bizim Köy

Henüz on sekiz yaşında acemi bir öğretmenken köyde geçirdiği zamanları aktardığı notlar, Cumhuriyetin yirmi beşinci yılından itibaren Varlık dergisinde “Bir Köy Öğretmeninin Notları” başlığıyla yayımlanan Mahmut Makal, böyle bir doğallıkla ilk kez karşılaşan okuyucusunu çarpacağından habersizdir. Kör ışıkta, iki bavulu üst üste koyup masa yapan, köy enstitüsünden edindiği klasiklerle dünyaya açılan, öğrencilerini de o dünyaya […]

Kaf Dağı’nın Ardına Düşen Seyyah Kitaplar

“(…)Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala, O saatler ki geçer baş başa yıldızlarla. Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır; Hilkatin gördüğü rü’yâ biter, etrâf ağarır(…)” Yahya Kemal Beyatlı Herkesin kendi gözü önünde beliren, ayrı bir Kaf Dağı vardır aşılması gereken. Yola başladığımız yer ile en son durduğumuz yer arasındaki […]