38. İstanbul Film Festivali bu yıl belgesel seçkisinde güçlü karakterlere sahip, dünya festivallerini dolaşan yerli ve yabancı yapımları ağırlıyor. Beloved (Canım, 2018, yön: Yaser Talebi) İran’ın Elburz Dağları’nda varlığını ineklerine adayarak yaşamını sürdüren seksen yaşındaki yalnız bir kadının, Firuze’nin hikâyesini anlatan yönetmen Yaser Talebi, mütevazı bir hayatın ve “yaşamak” denilenin şifrelerini Firuze’den yola çıkarak aktarıyor. […]
sinema
Kısa Film Festivalinden İzlenimler: Bizim Filmlerimiz Neden Böyle Değil?
Akbank Sanat’ın 18-28 Mart 2019 tarihleri arasında düzenlenen Kısa Film Festivalini art-his adına takip ettim. Öncelikle kısa film festivali düzenlediği, bu filmlere ve sektöre destek veren sayılı organizasyondan olduğu, festivali yıllardır sürdürdüğü, seyircilere ücretsiz ulaştırdığı için Akbank Sanat’ı ve tüm ekibini ne kadar alkışlasak az. Söyleşiler ve workshoplarla da zenginleşen kısa film festivali kapsamında katıldığım […]
Jean-Luc Godard’ın Notre musique (2004) Filmini Hobbes Üzerinden Okumak
“Eğer gücümüz sonu gelmez bir yıkım gücüne ulaştıysa imgeleri maddeleştiren, rüyaları açığa çıkaran, anıları güçlendiren, sonu gelmez yaratma gücü yaratan bir devrim yapmak zorundayız.” Jean-Luc GODARD / (Notre musique, 2004) Godard’ı incelemekten kasıt sadece kavramaya, anlamaya çalışmaktır. Kendi bilgimin Godard’ı yahut herhangi bir eserini tam manasıyla incelemeye yetmeyeceği aşikâr olduğundan tek bir film merkezinde Godard’ın […]
Hangi Alanda En İyi?: Oscar Goes to…
Oscar birkaç yıldır eleştirmenleri şaşırtıyor. Geçen sene bir korku filmini en iyi filme aday yaptı. Bu sene 91. Oscar Ödülleri’nde salt bir aksiyon olarak karşımızda Black Panther (2018) var. Bir de festival filmi diyebileceğimiz Roma (2018). Bu gidiş neye alamet onu bilemiyorum. Akademinin sanatsal kaygılara ağırlık verdiğini düşününce Roma’yı anlıyorum. Ama bu sefer de Black […]
The Favourite (2018): İyi, Kötü ve Masum
The Favourite (2018) kostüm ve atmosfer tasarımıyla göz dolduran, simetrik ve çarpık planları, balık gözü lens kullanımıyla yönetmen Yorgos Lanthimos’un yeni arayışının ipuçlarını sunan grotesk bir iktidar mücadelesi. 18. yüzyıl İngiltere’sinde sürmekte olan savaşı ve erkekleri odak dışı bırakarak Kraliçe Anne’le (Olivia Colman) birlikte üç kadına odaklanan film, kadınların mücadelesini şatafatlı saray yaşamından uzakta sunuyor. […]
Un Chien Andalou (1929) ve Luis Buñuel’in Gerçeküstü Düşleri
“Alışılmış ahlaka, geleneksel hayallere, duygusalcılığa, toplumun tüm ahlaksal pisliğine karşıyım… Burjuva ahlakı, benim için ahlaksızlığın ta kendisidir; çünkü ters kurumlar üzerine kuruludur: din, vatan, aile ve toplumun diğer temel direkleri.” Luis Buñuel Birinci Dünya Savaşı’nın açtığı yaralara, sebep olduğu bunalıma ve gelecek kaygısına tepki olarak 20. yüzyılın başlarında Gerçeküstücülük doğar. Kapitalizmin öngördüğü yaşama karşı geliş, […]