Sunay Akın’ın anlatımıyla öğrendiğimiz bir hadisede, Darphane’de müdürlük vazifesinde olan Cemalettin Seber adında bir zattan bahsedilir. Olay, Seber’in görevi icabı bütün yolsuzlukları tespit edip rapor ederek tüm bu raporları Ankara’ya göndermesinden dolayı mükafat beklemesi fakat aksine dönemin bakanının kendisini teftişe çıkagelmesi ile vuku bulur. Karşılama esnasında bakan, zat-ı muhteremin elini dahi sıkmaz. Darphane koridorlarında teftişi boyunca gezerken […]
güncel
Berdel’den Eşkıya’ya: Mustafa Ziya Ülkenciler, Atıf Yılmaz ve Yavuz Turgul Sinemasını Anlatıyor
Erden Kıral’ın 1986 yapımı Dilan filmi ile sinemaya adımını atan, ardından Yavuz Turgul, Ömer Kavur, Derviş Zaim, Ferzan Özpetek, Atıf Yılmaz, Tunç Okan gibi onlarca önemli isimle çalışan sanat yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler ile Atıf Yılmaz ve Yavuz Turgul Sinemasını konuştuk. Yavuz Turgul ile yaşadığı anıları da aktaran, piyasanın durumuna ilişkin eleştirilerde de bulunan Ülkenciler, Berdel’den […]
Bir Film Geleceği Gösterir Mi?: La Haine ve Sonrası
Filmler zamanın her dönemine ışık tutabiliyor. Biz daha çok geçmişe ışık tutanları görüyoruz. Peki ya bir film geleceği ve içinde bulunduğumuz zamanı anlatıyorsa? Bir sosyolog gibi toplumu gözlemleyip, ilgiyle takip edilen astrologlardan ve kapılarında sıra olunan falcılardan daha fazla şey anlatıyorsa? Filmlere, kitaplara ve diğer sanat yapıtlarına medyumlar kadar ilgi göstermesek de bu mümkün. Geçmişi, zamanı, […]
Işık, Doğu Ekspresi’nden Yükselir: Tahir Enes ile Kars’a Yolculuk
“Bir lamba yanıyor hafif ve sarı Garip bir yolculuk, tren ve geyve Bir hançer bölüyor, ah… rüyaları: Bir rüya, bir hançer, bir el: ve, ve, ve… Lambalar yanıyor hafif ve sarı Gece kar yağacak sabaha kadar Toprakta et, kemik çatırtıları… Yarı ölüleri bir korku tutar, Değince bir taşa kafa tasları, – Ölüler ki yalnız tırnakları […]
Şurada Belki Bir Çatı Vardır, Göğü Kapatmayan Ama Başıma Yağacak Taştan Koruyacak Mesela
Benim, hukuk fakültesinde görevli birisinin, sanatla ne işi olur? Elbette, bu soru hukukun sanatla ne işi olduğunu ima etmese alenileşmesi lüzumsuz olurdu. Herhangi biri olduğuma göre bana dair olanda, kamusal, yani yazılmasında lüzum bulanacak olan herhangi biri oluşumdan fazlası olamaz. Neden edebiyatla ilgilendiğim yahut ne tür müziklerden hoşlandığım alelade bir malumat olmasının ötesinde alakasız da. […]
Soğuyunca Acımaya Başlar: Medea Restoranda
Albert Camus’nün Adiller (Les Justes) oyununda siyasi bir cinayet işlemek isteyen bir ekip, kendi aralarında kurbanı tanımadan öldürmenin nasıl mümkün olacağını tartışırlar. Aşağı yukarı “Belki onun yüzünde bir leke görürüz, sabah çocuklarıyla oynadığı kahvaltıdan kalma, o zaman onu öldüremeyiz,” derler. İnsan olarak tanımadan, yüze bile doğru dürüst bakmadan fikirler üzerine suikast tasarlamaya kalkarlar. Neil LaBute’un […]