Troçki Suikasti (1972): Bütün Dünya İşçileri Saklanın!

“Dünya tarihi, sınıfların mücadelesinden ibarettir.”   Karl Marx Biyografik sinemanın, hayatın gerçeklerinden beslenen anlayışın somut bir ürünü olduğunu Lev Troçki’nin yaşamından bir kesitin anlatıldığı Troçki Suikasti (The Assassination of Trotsky, 1972) filminde daha iyi anlıyoruz. Ömrünün nihai raddesinin ne gibi güçlüklerden geçtiğine baktığımız Troçki’nin, kelimeleri kekeme bırakan bir kurgunun içinde gerçekle hayalin çatışmasında hayat bulmasına tanık […]

Sürrealite, Yaşanmış Bir Sukut-u Hayalin Yansıması: René Magritte

Soyut kavramları temellendiren somut edinimler, kimi zaman bir sukut-u hayalden kimi zaman ise travmatik bir geçmişten kopamaz ve ait olduğu sanatçının ardından gelir. Henüz 13 yaşındayken intihara meyilli annesinin cesedinin nehirden çıkartılmasına şahit olan René Magritte bu esnada annesinin ıslanmış elbisesinin bir şekilde yüzüne yapışması imgelemini hayatı boyunca unutabilecek midir? Magritte’in beynindeki arka bahçe, bir […]

Zerdüşt Henüz Olympos’tayken: Tragedya’nın Doğuşu’ndaki Dionysosçu Yargıya Dair

“Evet, hukuk felsefesi! O bütün ahlaksal bilimler gibi daha kundakta bile olmayan bilimdir.”(1) Giriş Nietzsche’de tragedya yaşamın çelişki dolu, irrasyonel oluşu, doğanın adaletsiz ama kayıtsızlığından ötürü eşit davranması gibi ‘olanı’ ifade eden olumlu bir göstergedir. Yargıç maskesi takmış deus ex machina ise olanı, yasa koyucu pozisyonunda ve onun uygulayıcısı olarak, belli bir çıkar doğrultusunda yeniden […]

Komşu Komşunun Neyine Muhtaç Değildir?: Bosnia Hotel

““ben” der demez yanılmaya başlıyorum.” Osman Konuk Bilinen ilk isyan aynı zamanda ilk kibir, “Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın onu ise çamurdan..” diyen şeytanın benlik kaygısıyla başladı. İlk cümlede kendi üstünlüğünü iddia ediyor, devamında ise bir kıyas yöntemiyle iddiasını kendince ispatlıyordu. Kıyas denilen şey de aynı kulvarda olan söz konusu öznelerin ancak sıfatları arasında […]

Sen Sür Realizme, Ben Var’lığımda İnerim: Ttutte

Gerçeğin üstünden bilincin altına serbest atlayış denemeleri yapan dijital sanatçı ve illüstratör Tuğçe Arıöz, namıdiğer Ttutte; 1920’lerde Freud’tan ilham alan ve Fransız sanatçıların gölgesinde yeşeren sürrealist sanat akımının güncel ve başarılı yeni örneklerini üretiyor. Ttutte, art-his takipçileri için hazırladığı özel seçkisinde bizleri hayal dünyasına davet ediyor.

Johnson Tsang’ın Esneklik ve Parçalanmışlık Serisi: Lucid Dreams

Hong Konglu sanatçı Johnson Tsang’ın seramik üzerindeki hâkimiyetinden doğan heykelleri, çoklu kişiliklere sahip, deforme olmuş ancak bir o kadar da gerçek yüzleri barındırıyor. Kore Gyeonggi Uluslararası Seramik Bienali ve 2012 Tayvan Uluslararası Seramik Bienali’nde ödül alan sanatçı, ‘Lucid Dreams’ adlı serisiyle tek bir yüzeye onlarca formu sığdırarak, anlık mimikleri ve duygu hâllerini sabitliyor. Esnekliğin yanı […]