Tabii ki Münevver Karabulut olayındaki yazısıyla baltayı taşa vurdu. Hatırlatmak bile istemiyorum. Bir yerlerde, bir şekilde umuyorum köşe yazıyordur ancak o dönem sonrasında istemli veya istemsiz “hit” olmaktan uzaklaştı. Zaten Radikal Gazetesi de kapandı, o şaşaa sona erdi, hatta internet sitesi bile varla yok arası bir vaziyette. Türk basını için üzücü bir “O güzel insanlar […]
edebiyat
Karanlığın Ortasındaki Kadın: Mata Hari ve Casus
Mutlak adalet hiçbir dönem var olmadı. Olmayacak da. Bugünkü hukuk kuralları ise içinde pek çok hebaları biriktirerek var oldu. Rosenbergler, Dreyfus, Mata Hari ve daha niceleri yanlış bilgiler, yanlış insanlar ve onların egoları, makamları sebebi ile suçlandı. Aslında edebiyat dediğimiz olgu da yaşanan bu gerçekliklerin hep bir yansıması oldu. Paul Coelho’nun Casus kitabı gibi. Mata […]
Kadının Varoluş Meselesi: Virginia Woolf ve Kendine Ait Bir Oda
İnsanlık var olduğundan beri temel bir soru vardı. Daha doğrusu bir sorun. Kimileri için pek önem arz etmese de Virginia Woolf gibiler için hayati önem taşıyordu: Kadın ve erkek eşit midir? Günlük yaşamımızda çalışırken, bir yazı okurken, otobüste ayakta dururken, hatta alışveriş yaparken dahi karşımıza çıkar bu durum. Görünürde bir şey olmadığını düşünsek de her […]
Sürreal Edebiyatın Kalbi Boris Vian
Bilinçaltımızdaki düşünceleri, yaşanmışlıkları ve hayal gücünü sentezlediğimizde sürrealizm edebiyata dokunur ve kendine has olan o güzelliği ortaya çıkar. Kimi yazar için gerçeklik ön plandadır, belli bir kurgu yapılır ve yaşamdan kesitler anlatılmaya çalışılır. Ancak sürrealist yazarlara göre yaşanmış olanı yazmak değil de yaşanılana farklı bir pencereden bakmak, objeleri hiç olmayan şekliyle tasvir edip kelimelere mana […]
Kış Uykusu’nun Arka Kapağı: Sinema, Felsefe Fln…
Bu bir film analizi değildir! Kış Uykusu’na (2014) dair söylenebilecek çok şey var; önemli bir kısmı benim haddimi aşar, bir kısmını ise ben şu an söyleme hevesinde değilim. Ben, kira geliriyle yaşayan entelektüele tutulmuş adamın biriyim. Film, işin bahanesi. Dücane Cündioğlu’nun “Sinema ve Felsefe” adlı kitabının arka kapak yazısı “Sanat ve sanatçı mı istiyorsunuz, dua […]
Asghar Farhadi’nin Forushande’sine Yakılan Aforizma
İyi bir sinema izleyicisi değilim, bağışlamanı dilerim! Karanlık ve aydınlık düeti. Çizgiler ve gölge. Sonra elektrik giriyor devreye. Aydınlık yerine ışıkların sevindirdiği yalancı canlılığa dönüşüyor dünya. Girişte belki kısa bir “hiçbir şey olmuyor” düşüncesi, dünyanın kendimizden önceki varlığından habersiz olmamızla ilgili. Hiçbir şey birdenbire olmaz. Çatırtılar. Parça fonetik. Uzatılan, çekilen harfler. Türkçe ile arasına dikenli […]