Bir roman, öykü ya da şiir okurken o eserin yaratıcısından da parçalar okursunuz. Attila İlhan’ın doğasına girer Cemal Süreya’nın dopdolu aşkını yaşarsınız. Ancak mektupların edebiyat içerisinde öyle samimi, öyle sıcak, öylesine dokunaklı bir yeri vardır ki onun verdiği tadı hiçbir edebi metin veremez. Çünkü mektup ile o kişinin gerçek dünyasına inme imkânı bulursunuz. Çektiği zorlukları, […]
edebiyat
Bir Kadının Yaşamı 24 Saate Sığar Mı?: Zweig’dan Anlatarak Özgür Kalmanın Hikâyesi
Kahramanlarının derinlikli iç dünya tasvirleriyle angın, hayatı boyunca yalnızca insan olmayı hedefleyen Viyanalı yazar Stefan Zweig, lirizm, gerilim, olay ve davranışlar üzerinden öykülerini kurarken, onları, karakterlerinin ruh hâllerine dek inen ayrıntılarla besler. Okuyucusuna güç, inanç ve daima ‘başlama hevesi’ veren Zweig karakterleri, Almanya’da Hitler iktidarı ile birlikte kitapları yasaklanan yazarın barış ve özgürlük tutkusunun ateşleyicileridir […]
Kan ve Gül: Mazideki Mutluluğa Dönmek İstemek
“Hatıralar kutulansaydı onların da son kullanma tarihi olur muydu? Eğer öyleyse asırlar boyu bozulmamalarını isterdim,”* film repliğiyle; “İnsan zamanını durdurmak istediği yere aittir,”** kitap cümlesi benzer hisleri veriyor. Dünyanın bir köşesindeki Hong Konglu film yönetmeniyle Ankaralı kitap yazarını buluşturan ortak bir his… Mazideki bir mutluluğa dönmek mümkün değil ve bazen bunun çok can yakıcı sonuçları […]
Osman Hakan A.’dan Gelenek ve Modernizm Üzerine Kısa Bir Değini*
Modern, modernite, modernizm v.b. kavram ve olgular üzerine çok şey yazılıp söylendi ve tartışıldı. Modernizmin ne olduğu, ögeleri, enine boyuna incelendi. Konunun uzmanları, modernizm ve ögeleriyle ilgili çeşitli şablonlar ortaya koydular. Örneğin, bunlardan biri modernizmin geleneği reddettiği düşüncesini yerleştirdi zihinlere. Bu ve buna benzer şablonlar hakkında bildiklerimiz hemen herkesin bildiği şeyler. Bana göre artık bunları […]
Şurada Belki Bir Çatı Vardır, Göğü Kapatmayan Ama Başıma Yağacak Taştan Koruyacak Mesela
Benim, hukuk fakültesinde görevli birisinin, sanatla ne işi olur? Elbette, bu soru hukukun sanatla ne işi olduğunu ima etmese alenileşmesi lüzumsuz olurdu. Herhangi biri olduğuma göre bana dair olanda, kamusal, yani yazılmasında lüzum bulanacak olan herhangi biri oluşumdan fazlası olamaz. Neden edebiyatla ilgilendiğim yahut ne tür müziklerden hoşlandığım alelade bir malumat olmasının ötesinde alakasız da. […]