Nesimi Yetik ile Söyleşi: “Hep Kazanırsın Ey Çözümsüzlük”

Zan Şer Hiç (2003), Döşeğimde Ölürken (2008), 57. Berlin Film Festivali’nde DAAD Ödülü’nü kazanan Annem Sinema Öğreniyor (2006) gibi pek çok kısa metrajın yanı sıra bir belgesel projesi de gerçekleştiren Nesimi Yetik, ilk uzun metrajlı filmi Toz Ruhu’nu 2014 senesinde hayata geçirmişti. Başrolünü Tansu Biçer’in üstlendiği film festivallerde dikkat çekmiş, En İyi Film başta olmak üzere […]

Hep Aynı Yaşta Kalacağımız Filmler [Liste]

Farklı yıllarda doğan, sinemayı seven ve sinema üzerine düşünen yazarlar olarak hep aynı yaşta kalacağımız filmleri listeledik. Konuk yazarların da katılımıyla genişleyen liste, 80’ler ve 90’lardan bugüne, bizimle birlikte yaş almaya devam eden filmlerden oluşuyor. Keyifli okumalar dileriz. Artun Bötke – 1984 Ghostbusters (Yön: Ivan Reitman, 1984) Çocukluğumda Ghostbusters tam bir fenomendi. Sinemaya aklımın yeni […]

Kader Postası’nın (2019) Yönetmenleri ile Söyleşi: “Siz İyi Asiste Edersiniz, Erkek Asistanlar Yönetmen Doğarlar”

Elif Akarsu Polat ve Çiğdem Bozali’nin ilk uzun metrajlı filmleri Kader Postası (2019), 38. İstanbul Film Festivali’nde Seyfi Teoman İlk Film Ödülü adayıydı. Film, küçük bir kasabada yaşayan Zeynep’in büyüme hikâyesine ve kadın olma mücadelesine odaklanıyor. Filmin, on beş yıldır dizi, reklam, film sektörünün içinde olan yönetmenleri ile sette kadın olmaya, kamera arkası çalışma alanında […]

Beş Maddede Korku Krallığı Metropolis (1927)

Aydınlıkla Karanlık Arasında Sömürünün, makineleşmenin, sınıflar arasındaki çelişkinin vurgulandığı Metropolis (1927), döneminin en büyük bütçeli Alman filmi olmanın yanı sıra, Fritz Lang’ın dışavurumcu anlayışını mimari yapılar ve ışık kullanımıyla aktardığı ustalık eseridir. Aydınlıkla karanlık, ezenle ezilen, iyilikle kötülük arasında süren çatışmaların vurgulandığı filmde Lang, modern, küreselleşmenin aldatmacasını yıllar öncesinden gören bir korku krallığı yaratır. İnsanları […]

The Favourite (2018): İyi, Kötü ve Masum

The Favourite (2018) kostüm ve atmosfer tasarımıyla göz dolduran, simetrik ve çarpık planları, balık gözü lens kullanımıyla yönetmen Yorgos Lanthimos’un yeni arayışının ipuçlarını sunan grotesk bir iktidar mücadelesi. 18. yüzyıl İngiltere’sinde sürmekte olan savaşı ve erkekleri odak dışı bırakarak Kraliçe Anne’le (Olivia Colman) birlikte üç kadına odaklanan film, kadınların mücadelesini şatafatlı saray yaşamından uzakta sunuyor. […]

Un Chien Andalou (1929) ve Luis Buñuel’in Gerçeküstü Düşleri

“Alışılmış ahlaka, geleneksel hayallere, duygusalcılığa, toplumun tüm ahlaksal pisliğine karşıyım… Burjuva ahlakı, benim için ahlaksızlığın ta kendisidir; çünkü ters kurumlar üzerine kuruludur: din, vatan, aile ve toplumun diğer temel direkleri.” Luis Buñuel Birinci Dünya Savaşı’nın açtığı yaralara, sebep olduğu bunalıma ve gelecek kaygısına tepki olarak 20. yüzyılın başlarında Gerçeküstücülük doğar. Kapitalizmin öngördüğü yaşama karşı geliş, […]